Commoning Labour and Democracy at Work

Dario Azzellini ve Marcelo Vieta, Commoning Labour and Democracy at Work: When Workers Take Over, Abingdon/New York: Routledge, 2026, 329 s. ISBN: 978-1-041-08150-0.

Commoning Labour and Democracy at Work: When Workers Take Over, işçi denetimi, özyönetim ve işçiler tarafından geri kazanılmış işletmeleri (worker-recuperated enterprises – WREs) küresel ve karşılaştırmalı bir perspektiften ele alan kapsamlı bir çalışma. Dario Azzellini ve Marcelo Vieta, yirmi yılı aşkın araştırma ve saha deneyimlerinden hareketle, kriz, iflas veya kapanma süreçlerindeki işletmelerin işçiler tarafından devralınarak kooperatif ya da başka demokratik örgütlenme biçimleri altında yeniden faaliyete geçirilmesini inceliyor. Kitap bu deneyimleri yalnızca işletmeleri ve istihdamı koruma girişimleri olarak değil, çalışanların kendi emekleri ve üretken kapasiteleri üzerinde yeniden denetim kurdukları özyönetim pratikleri olarak değerlendiriyor.

Kitabın kavramsal çerçevesinin merkezinde autogestión, işçi denetimi ve “emek müşterekleri” (labour commons) bulunuyor. Yazarlar işçi katılımı, işçi denetimi ve işçi özyönetimi arasındaki farklılıkları tartışırken, geri kazanılmış işletmeleri kapitalist işletmenin hiyerarşik emek ilişkilerini dönüştürme potansiyeli taşıyan pratikler olarak ele alıyor. Bu çerçevede ortak mülkiyet tek başına yeterli görülmüyor; karar alma gücünün, üretim bilgisinin, emek sürecinin ve üretimin sonuçlarının işçiler tarafından kolektif biçimde denetlenmesi önem kazanıyor. Commoning kavramı ise bu kolektif denetimin sürekli olarak üretilmesini ve yeniden üretilmesini ifade eden daha geniş bir toplumsal süreç olarak kullanılıyor.

Çalışmanın önemli özelliklerinden biri, bu teorik tartışmayı dünya çapındaki çok sayıda geri kazanılmış işletme deneyimiyle birlikte yürütmesi. Arjantin, Brezilya, Uruguay ve Venezuela’dan başlayarak İtalya, Fransa, Yunanistan, eski Yugoslavya ülkeleri, Türkiye, Mısır, Kanada ve ABD’ye uzanan geniş bir coğrafya inceleniyor. Officine Zero, RiMaflow, GKN, SCOP-TI (eski Fralib), Fabrique du Sud, Vio.Me, Jugoremedija, ITAS, Dita, Kazova ve New Era Windows gibi deneyimler aracılığıyla işçilerin işletmeleri hangi koşullarda devraldıkları, üretimi nasıl yeniden örgütledikleri ve sendikalar, devlet, yerel topluluklar ve dayanışma ekonomisi ağlarıyla nasıl ilişkiler kurdukları karşılaştırmalı biçimde ele alınıyor.

Azzellini ve Vieta aynı zamanda özyönetimin çelişkilerini ve sınırlarını tartışıyor. İşçilerin patronun doğrudan denetimini ortadan kaldırması, geri kazanılmış işletmeleri otomatik olarak kapitalist piyasa ilişkilerinin dışına çıkarmıyor. Rekabet, finansman sorunları, devletle kurulan çelişkili ilişkiler, sendikalarla ilişkiler ve toplumsal cinsiyet ile yeniden üretici emek sorunları özyönetimli işletmelerin karşı karşıya kaldığı gerilimler arasında yer alıyor. Yazarların geri kazanılmış işletmelerin “ikili gerçekliği” olarak ele aldığı bu durum, özyönetimi tamamlanmış bir modelden ziyade, mevcut ekonomik ilişkiler içerisinde farklı üretim ve çalışma ilişkileri geliştirmeye çalışan açık ve çelişkili bir süreç olarak değerlendirmelerini sağlıyor.

Kitabın özgün katkılarından biri de geri kazanılmış işletmelerde emeğin kendisinin nasıl dönüşebildiğini incelemesi. Yataylaşan örgütsel yapılar, demokratik karar alma, daha eşitlikçi ilişkiler, görevlerin rotasyonu ve üretim bilgisinin paylaşılması yoluyla işçiler yalnızca işletmenin yönetimini üstlenmekle kalmıyor, kolektif biçimde çalışma ve üretimi örgütleme kapasiteleri de geliştiriyorlar. Bu süreç “commoning” aracılığıyla kolektif çalışmayı öğrenme ve yabancılaşmanın kısmen aşılmasıyla ilişkilendiriliyor. Böylece temel mesele, işletmenin hukuki mülkiyetinden emek sürecinin ve üretim bilgisinin fiilî denetimine doğru genişliyor.

Commoning Labour and Democracy at Work, bu yönleriyle işçi denetimi ve özyönetimi işletmenin sınırlarının ötesine taşıyarak emek müşterekleri ve daha geniş dayanışma ağlarıyla ilişkilendiren önemli bir kaynak oluşturuyor. Geri kazanılmış işletmelerin yerel topluluklar, sendikalar, toplumsal hareketler ve diğer kooperatiflerle geliştirdikleri ilişkiler üzerinden, tekil özyönetimli işletmelerden daha geniş dayanışma ekonomileri ve müşterekleşme süreçlerine uzanan olanakları tartışıyor. Böylece işçi denetimini yalnızca “işletmeyi kim yönetiyor?” sorusuyla değil, emeğin, üretim bilgisinin ve üretimin sonuçlarının nasıl müşterekleştirilebileceği ve demokratik biçimde denetlenebileceği sorusuyla birlikte ele alıyor.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top