Renato Dagnino, Tecnociência Solidária: um manual estratégico, Marília: Lutas Anticapital, 2019, 161 s. ISBN: 978-85-53104-36-9.
Renato Dagnino’nun Tecnociência Solidária: um manual estratégico adlı kitabı, dayanışma ekonomisi, özyönetim ve bilim-teknoloji arasındaki ilişkiyi ele alarak kapitalist üretim ilişkilerinden farklı bir üretim biçiminin kendisine özgü bir bilgi ve teknoloji altyapısına ihtiyaç duyup duymadığını tartışıyor. Dagnino’ya göre kolektif üretim araçları mülkiyetine ve özyönetime dayanan dayanışma ekonomisinin gelişmesi, yalnızca işletmelerin mülkiyet ve yönetim biçimlerinin değiştirilmesini değil, üretimde kullanılan bilgi ve teknolojinin de farklı toplumsal ilişkiler doğrultusunda yeniden düşünülmesini gerektiriyor.
Kitabın merkezinde yer alan “Dayanışmacı Teknobilim” (Tecnociência Solidária) kavramı, bilim ve teknolojinin toplumsal ilişkilerden bağımsız ve nötr araçlar olduğu düşüncesinin eleştirisine dayanıyor. Dagnino, kapitalist teknobilimin üretim sürecini kontrol eden aktörlerin çıkar ve değerleri doğrultusunda şekillendiğini savunurken, bilim ile teknoloji arasında kurulan geleneksel ayrımı da sorguluyor. Kapitalist üretimin tarihsel gelişimini, doğrudan üreticilerin sahip olduğu üretim bilgisinin giderek işçilerden koparılması ve üretim sürecini kontrol edenlerin elinde yoğunlaşmasıyla ilişkilendiriyor.
Dagnino, Dayanışmacı Teknobilimi üretici kolektifinin emek süreci üzerindeki özyönetimsel denetimiyle doğrudan bağlantılı olarak tanımlıyor. Kolektif üretim araçları mülkiyeti ve ortaklaşmacı toplumsal ilişkiler içinde üreticiler, üretim sürecini gönüllü ve katılımcı bir işbirliği temelinde kontrol ederken, ortaya çıkan maddi kazanımın kullanımına da kolektif olarak karar veriyorlar. Böylece teknoloji meselesi yalnızca hangi araçların kullanıldığıyla değil, üretimin bilgisini kimin ürettiği, emek sürecini kimin denetlediği ve teknolojik kararların kim tarafından alındığıyla ilişkili hale geliyor.
Bu yaklaşım aynı zamanda Dagnino’nun daha yaygın olan “Sosyal Teknoloji” (Tecnologia Social) kavramıyla arasına mesafe koymasına yol açıyor. Düşük maliyetli, kolay uygulanabilir ve toplumsal sorunlara çözüm üretmeyi amaçlayan teknolojilerin varlığı, ona göre tek başına alternatif bir teknolojik paradigma oluşturmak için yeterli değil. Dayanışmacı Teknobilim, teknolojinin üretildiği toplumsal ilişkileri ve üreticilerin bu süreç üzerindeki denetimini merkeze alarak, dayanışma ekonomisinin kendi “bilişsel platformunu” oluşturmayı hedefleyen daha kapsamlı bir yaklaşım olarak geliştiriliyor.
Kitap bu nedenle yalnızca teorik bir teknoloji eleştirisiyle sınırlı kalmıyor. Üç bölüm boyunca önce Dayanışmacı Teknobilimin analitik-kavramsal çerçevesini, ardından “sermayenin ötesinde mühendislik” için metodolojik ve operasyonel araçları, son olarak da bu yaklaşımın gerektirdiği siyasal mücadeleyi ve kamu politikalarını tartışıyor. Üniversitelerin ve kamusal araştırma kurumlarının bilgi üretiminin dayanışma ekonomisinin ihtiyaçları doğrultusunda yeniden yönlendirilmesi ve gerekli teknobilimsel bilginin dayanışma ekonomisi girişimlerinde çalışanlarla birlikte geliştirilmesi, kitabın stratejik önerileri arasında yer alıyor.
Tecnociência Solidária, bu yönleriyle işçi denetimi ve özyönetim tartışmasını üretim bilgisi ve teknolojinin denetimi sorununa doğru genişleten önemli bir kaynak oluşturuyor. Kitap, üretim araçlarının kolektif mülkiyetini teknolojik dönüşümden ayrı düşünmek yerine, üreticilerin emek süreci üzerindeki denetimiyle bilgi ve teknolojinin üretimi arasındaki ilişkiye odaklanıyor. Böylece dayanışma ekonomisini yalnızca alternatif bir mülkiyet ve işletme modeli olarak değil, üretimin nasıl örgütleneceğinin yanı sıra hangi bilgi ve teknolojilerin, kimler tarafından ve hangi toplumsal amaçlar doğrultusunda geliştirileceğinin de yeniden belirlendiği bir alan olarak düşünmeye imkân veriyor.