MECİ: Toplumsal Bir Hareket ve Anti-Kapitalist İhtimaller

Metehan Cömert, MECİ: Toplumsal Bir Hareket ve Anti-Kapitalist İhtimaller, İstanbul: NotaBene Yayınları, 2023, 112 s. ISBN: 978-605-260-407-6.

Metehan Cömert’in MECİ: Toplumsal Bir Hareket ve Anti-Kapitalist İhtimaller kitabı, Doğu Karadeniz’de karşılıksız ve gönüllü ortak çalışmaya dayanan kadim meci kültürünün günümüzde nasıl yeniden yorumlandığını ve hangi toplumsal ve siyasal imkânları barındırdığını Rize’nin Fındıklı ilçesi üzerinden inceleyen bir çalışmadır. Fındıklı’da gerçekleştirilen saha araştırmasına dayanan Cömert, meciyi geçmişten kalan bir yardımlaşma geleneği olarak ele almakla yetinmez; özellikle 2019 yerel seçimlerinin ardından kazandığı yeni politik içerikten hareketle onu kolektif yaşamın ve farklı bir toplumsallığın olanaklarını tartışmak için kullanır.

Kitap, mecinin tarihsel dönüşümü ile Fındıklı’daki güncel biçimleri arasındaki ilişkiyi araştırırken, geleneksel bir pratiğin değişen ekonomik ve toplumsal koşullar içinde nasıl yeni anlamlar kazanabileceğini gösterir. Karşılık beklemeden ortaklaşa çalışma, gönüllülük ve dayanışma gibi mecinin temel özellikleri; yalnızca bireyler arasındaki karşılıklı yardımlaşmanın değil, ortak ihtiyaçların kolektif biçimde karşılanmasının unsurları olarak değerlendirilir. Fındıklı’daki güncel deneyim ise bu kültürün yerel yönetim, kamusal faaliyetler ve toplumsal katılımla birleşerek yeni bir siyasal ve toplumsal örgütlenme arayışının parçası haline gelmesi açısından incelenir.

Çalışmanın teorik merkezinde meci ile müşterekler, armağan, karşılıklılık, dayanışma ve gönüllülük arasındaki ilişkiler bulunur. Cömert, meciyi yalnızca ortaklaşa gerçekleştirilen işler toplamı olarak değil, toplumsal ilişkilerin ve ortak varoluşun yeniden üretildiği bir pratik olarak ele alır. Bu doğrultuda müşterekler ve armağan tartışmalarından hareketle, piyasa mübadelesine ve bireysel çıkar hesabına indirgenemeyen ilişkilerin gündelik hayat içinde nasıl kurulabildiğini sorgular. Böylece meci, yalnızca korunması gereken yerel bir kültürel miras değil, müşterekleştirme ve kolektif toplumsallık açısından güncel anlamlar taşıyan bir pratik olarak kavramsallaştırılır.

Kitap bu tartışmayı kapitalizmin yarattığı toplumsal umutsuzluk ve başka türlü bir yaşamın mümkün olmadığı düşüncesine karşı alternatif toplumsal ilişkilerin imkânı sorununa doğru genişletir. Gündelik hayatın içinde varlığını sürdüren dayanışma ve ortaklaşma biçimleri, kapitalist ilişkilerin dışında veya onların gediklerinde başka türlü ilişkilerin kurulabileceğine ilişkin somut hareket noktaları olarak değerlendirilir. Bu nedenle Cömert’in arayışı hazır ve bütünlüklü bir alternatif toplum modeli önermekten çok, mevcut yaşamın içindeki pratiklerden hareketle “ortaklaşa umut” üretebilecek toplumsal olanakları görünür kılmaya yöneliktir.

Bu arayış aynı zamanda devlet merkezli toplumsal dönüşüm anlayışının sınırlarının ve otonom örgütlenme ihtimallerinin tartışılmasına uzanır. Kitabın “Kapitalizme Karşı Devletten Öte” ve “Gündelik Hayatın Gediklerinde ‘Otonom’u Aramak” bölümlerinde meci, yalnızca piyasa ilişkilerine karşı değil, toplumsal değişimi bütünüyle devlet müdahalesine bağlayan yaklaşımların ötesinde de düşünülür. Fındıklı deneyimi bu bağlamda, yerel yönetim ile toplumsal katılımın kesiştiği, fakat kolektif kapasitenin yalnızca kurumsal yönetime indirgenmediği bir alan olarak ele alınır. Cömert böylece gündelik hayat, müşterekler ve otonomi arasında bağ kurarak anti-kapitalist ihtimallerin mevcut toplumsal ilişkilerin içinden nasıl filizlenebileceğini sorgular.

MECİ, bu yönüyle kolektif emek, dayanışma ve demokratik katılımı daha geniş bir toplumsal özyönetim arayışı içinde düşünmeye imkân veren bir çalışma niteliğindedir. Kitap doğrudan işçi denetimi veya işyeri özyönetimini konu edinmese de, insanların ortak ihtiyaçlarını karşılamak ve toplumsal yaşamlarını düzenlemek üzere kolektif kapasitelerini harekete geçirmeleri; hiyerarşik, piyasa merkezli ve yalnızca devlet merkezli örgütlenme biçimlerinin ötesindeki imkânları araştırmaları bakımından işçi denetimi ve özyönetim tartışmalarıyla önemli temas noktaları taşır. Cömert’in meci üzerinden geliştirdiği yaklaşım, gündelik hayatın içinde var olan ortaklaşma pratiklerinin müşterekler, otonomi ve anti-kapitalist toplumsal dönüşüm açısından taşıyabileceği potansiyelleri tartışmaya açar.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top