Kitap: Şirketlerden Kooperatiflere, Rekabetten Dayanışmaya: Tartışmalar, Deneyimler – Uygar Dursun Yıldırım & F. Serkan Öngel

Uygar Dursun Yıldırım ve F. Serkan Öngel (der.), Şirketlerden Kooperatiflere, Rekabetten Dayanışmaya: Tartışmalar, Deneyimler, İstanbul: NotaBene Yayınları, 2021, 328 s. ISBN: 978-605-260-318-5.

Uygar Dursun Yıldırım ve F. Serkan Öngel tarafından derlenen Şirketlerden Kooperatiflere, Rekabetten Dayanışmaya, kooperatifleri rekabetçi piyasa ilişkilerine karşı dayanışma, katılımcılık ve kolektif örgütlenme temelinde gelişen alternatif ekonomik ve toplumsal örgütlenme biçimleri olarak tartışan disiplinlerarası bir derlemedir. 2019 tarihli Krize Karşı Kooperatifler çalışmasının ardından yayımlanan kitap, Türkiye’de ve dünyada yeniden gelişmekte olan kooperatif deneyimlerini ele alırken, kooperatiflerin kapitalist piyasa içinde karşılaştıkları çelişkileri ve daha demokratik ekonomik ilişkiler yaratma potansiyellerini birlikte değerlendirmektedir.

Kitabın temel tartışmalarından biri, kooperatiflerin kapitalist piyasa ilişkileri içerisinde var olurken bu ilişkilerin ötesine geçen dayanışmacı ve demokratik pratikler geliştirip geliştiremeyeceğidir. Tarihsel deneyimlerin kooperatiflerin hem alternatif toplumsal ilişkilerin kurulmasında hem de mevcut sistemin yeniden üretilmesinde rol oynayabildiğini gösterdiğinden hareket eden çalışma, kooperatifleri kendiliğinden kapitalizm dışı yapılar olarak değerlendirmez. Bunun yerine devlet, sermaye ve piyasa karşısındaki özerklikleri, üyelerin karar süreçlerine katılımı, kolektif mülkiyet ve yönetim ilişkileri ile kooperatiflerin içinde geliştikleri tarihsel ve toplumsal koşullar üzerinde durur.

Derleme, günümüz kooperatifçiliğinin oldukça farklı alanlardaki deneyimlerini bir araya getirir. Eğitim ve sosyal kooperatiflerden enerji, tarım, konut ve finans kooperatiflerine; Mondragon deneyiminden Sovyetler Birliği’ndeki tarım kooperatiflerine kadar uzanan çalışmalar, kooperatiflerin farklı ekonomik ve siyasal koşullarda üstlenebildikleri rolleri karşılaştırmaya imkân verir. Yenilenebilir enerji kooperatifleri, sosyal kooperatifçilik ve üretici kooperatifleri gibi güncel örnekler üzerinden de ekolojik dönüşüm, toplumsal ihtiyaçların karşılanması ve yeni kamusallık biçimleri ile kooperatifçilik arasındaki ilişkiler tartışılır.

Kitabın işçi denetimi ve özyönetim açısından en dikkat çekici bölümlerinden biri işçi kooperatiflerinin piyasa ilişkileri içindeki potansiyellerini ve sınırlarını ele alır. İşçilerin bir işyerini bütünüyle yönetip yönetemeyecekleri; üretim, satış ve pazarlama gibi süreçleri kolektif olarak örgütleyip örgütleyemeyecekleri sorularından hareketle işçi kooperatifleri endüstriyel demokrasi, ekonomik demokrasi ve özerklik tartışmalarıyla ilişkilendirilir. Tarihsel ve güncel farklı deneyimler üzerinden işçi kooperatiflerinin yalnızca alternatif bir işletme biçimi değil, üretim üzerindeki karar ve denetim ilişkilerini dönüştürme potansiyeli taşıyan örgütlenmeler olduğu; ancak piyasa baskıları ve içinde bulundukları toplumsal koşullar nedeniyle önemli çelişkilerle karşı karşıya kaldıkları gösterilir.

Derlemenin güncel çalışma biçimleri açısından öne çıkan bir başka yönü, bilişim ve platform ekonomisindeki kooperatif alternatiflerine yer vermesidir. Ahmet Gire’nin Albatros Bilişim Kooperatifi Girişimi üzerine çalışması, bilişim sektöründeki rekabet, performans baskısı, güvencesizlik ve uzun çalışma süreleri karşısında bilişim emekçilerinin kolektif örgütlenme ve kendi üretimleri üzerinde söz sahibi olma arayışlarını ele alır. Platform kooperatifleri üzerine bölüm ise dijital platform şirketlerinin yarattığı eşitsizliklere karşı ortak mülkiyet, demokratik yönetim, açık kaynak, şeffaflık ve katılımcılık temelinde alternatif platformların olanaklarını tartışır; blokzinciri gibi teknolojilerin bu tür örgütlenmelerde nasıl kullanılabileceğini değerlendirir.

Şirketlerden Kooperatiflere, Rekabetten Dayanışmaya, kooperatifleri yalnızca alternatif bir mülkiyet veya işletme modeli olarak değil, üretim ve toplumsal ihtiyaçların örgütlenmesinde rekabet yerine dayanışmayı, hiyerarşi yerine katılımcılığı ve sermaye denetimi yerine kolektif karar süreçlerini geliştirme arayışlarının bir parçası olarak ele alan önemli bir çalışmadır. Özellikle işçi kooperatifleri, Albatros deneyimi ve platform kooperatifleri üzerine bölümleri, kitabı işçi denetimi ve özyönetimin günümüz çalışma ilişkileri ve dijital ekonomi koşullarında nasıl yeniden düşünülebileceği açısından değerli kılar. Aynı zamanda kooperatiflerin piyasa ve kapitalist ilişkiler içindeki sınırlarını göz ardı etmemesi, çalışmayı kooperatifçiliğin olanaklarını ve çelişkilerini birlikte değerlendiren kapsamlı bir başvuru kaynağı haline getirir.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top