Kitap: Emeğin Alternatif Tarihi – Dario Azzellini

Dario Azzellini (der.), Emeğin Alternatif Tarihi: İşçi Denetimi ve İşyeri Demokrasisi, çev. Yahya Deniz, İstanbul: Amara Yayıncılık, 2017, 346 s. ISBN: 978-605-82847-0-8.

Dario Azzellini’nin derlediği Emeğin Alternatif Tarihi: İşçi Denetimi ve İşyeri Demokrasisi, işçi denetimini ve işyeri demokrasisini ana akım emek tarihinin büyük ölçüde dışında kalmış bir mücadele geleneği üzerinden ele alıyor. İlk olarak 2015’te An Alternative Labour History: Worker Control and Workplace Democracy başlığıyla yayımlanan kitap, işçi hareketleri tarihini yalnızca partiler, büyük sendikalar ve kurumsallaşmış örgütler üzerinden okumak yerine, işçilerin üretim ve işyerleri üzerinde doğrudan denetim kurmaya yöneldiği özerk örgütlenme ve mücadele deneyimlerini merkeze alıyor.

Kitabın temel hareket noktalarından biri, işçi denetiminin belirli bir tarihsel döneme veya tek bir siyasal geleneğe ait olmadığıdır. Paris Komünü’nden konsey komünizmine, anarko-sendikalizmden İtalyan operaismo’suna uzanan farklı radikal gelenekleri izleyen derleme, işçilerin konseyler, meclisler, fabrika komiteleri ve başka taban örgütlenmeleri aracılığıyla çalışma ve üretim süreçleri üzerinde kolektif söz ve karar hakkı geliştirdiği deneyimleri ortak bir tarihsel tartışmanın içine yerleştiriyor. Bu açıdan kitap, işçi denetimini sosyalizme geçiş sırasında ortaya çıkabilecek geçici bir yönetim biçimi olarak değil, işçilerin kendi kolektif kapasitelerine dayanan daha geniş bir demokratikleşme ve toplumsal dönüşüm arayışı içinde değerlendiriyor.

Derlemenin tarihsel ve coğrafi kapsamı oldukça geniş. Alex Demirović’in konsey demokrasisine ilişkin kuramsal tartışmasını, Dario Azzellini’nin güncel kriz ve işçi denetimi üzerine çalışması ve Elise Danielle Thorburn’ün işçi meclisleri üzerine bölümü izliyor. Ardından 1918–1919 Avusturya Devrimi ve işçi sınıfı özerkliği, Allende döneminde Şili’deki cordones industriales, Japonya’daki işçi denetimi, Brezilya’daki fabrika komisyonları, Meksika’daki özyönetim mücadeleleri, Uruguay’daki işçiler tarafından geri kazanılmış işletmeler ve çağdaş Yunanistan’daki özyönetimli müşterekler ele alınıyor. Böylece farklı dönemlerde ortaya çıkmış deneyimler tek bir modele indirgenmeden karşılaştırılabilir bir çerçeveye yerleştiriliyor.

Kitap açısından 2008 küresel ekonomik krizi ve ardından yeniden görünür hale gelen fabrika işgalleri ve işçi denetimi girişimleri de önemli bir çıkış noktası oluşturuyor. Azzellini’nin “Contemporary Crisis and Workers’ Control” başlıklı bölümü, kapanma veya tasfiye tehdidi altındaki işletmelerde işçilerin üretimi sürdürmek amacıyla geliştirdiği mücadeleleri ele alıyor. ABD’deki Republic Windows and Doors ile Yunanistan’daki işgal ve özyönetim deneyimlerinin yanı sıra Fransa, İtalya, Mısır ve Türkiye gibi farklı ülkelerdeki örnekler, işçi denetiminin yalnızca geçmiş devrimci dönemlere ait bir olgu olmadığını, kapitalist kriz koşullarında yeniden ortaya çıkabildiğini gösteriyor.

Bu çerçevede kitap Türkiye’deki işçi özyönetimi deneyimleriyle de doğrudan bağlantı kuruyor. Azzellini’nin güncel işçi denetimi mücadelelerini incelediği bölümde Kazova Tekstil işçilerinin fabrika işgali ve özyönetim deneyimi de ele alınıyor. Kazova’nın uluslararası örneklerle aynı tartışma içinde değerlendirilmesi, Türkiye’deki işçi denetimi ve özyönetim mücadelelerini yalnızca yerel bir deneyim olarak değil, ekonomik kriz, işyeri işgali, üretimin yeniden başlatılması ve işçilerin kolektif yönetim arayışları etrafında gelişen daha geniş bir uluslararası mücadele dalgasının parçası olarak düşünmeye imkân veriyor.

Emeğin Alternatif Tarihi aynı zamanda işçi denetimi ile işçi katılımı arasındaki farkı düşünmek açısından önemli bir çerçeve sunuyor. Derlemede öne çıkan deneyimlerde mesele yalnızca işçilerin mevcut yönetim yapılarına sınırlı biçimde katılması değildir; üretimin nasıl örgütleneceği, kararların kimler tarafından ve hangi mekanizmalarla alınacağı ve işyerindeki hiyerarşik ilişkilerin nasıl dönüştürülebileceği soruları da gündeme geliyor. Konseyler, işçi meclisleri ve özyönetim pratikleri bu nedenle yalnızca ekonomik yönetim biçimleri olarak değil, işyerinde doğrudan ve katılımcı demokrasinin olanaklarını sınayan siyasal deneyimler olarak ele alınıyor.

Bu açıdan Emeğin Alternatif Tarihi, emek tarihini işçilerin kendi kendilerini örgütleme, üretim üzerinde denetim kurma ve işyerlerini demokratikleştirme girişimleri açısından yeniden okumayı öneren önemli bir derleme niteliğinde. Farklı tarihsel dönem ve coğrafyalardaki deneyimler, işçi denetiminin ne tek bir örgütsel biçime ne de yalnızca devrimci kriz anlarına indirgenebileceğini gösteriyor. Kitabın temel katkısı, çoğu kez emek tarihinin egemen anlatılarının gölgesinde kalan bu deneyimleri görünür hale getirerek işçi denetimi, işyeri demokrasisi ve özyönetimin hem tarihsel sürekliliğini hem de farklı koşullarda karşılaştığı olanak ve sınırları birlikte düşünmeye imkân vermesidir.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top