Kitap: Yönetim Bizde Mülkiyet Bizde – Immanuel Ness ve Dario Azzellini

Immanuel Ness ve Dario Azzellini (der.), Yönetim Bizde Mülkiyet Bizde: Paris Komünü’nden Günümüze İşçi Denetimi, İstanbul: NotaBene, 2021, 584 s. Çeviri editörü: Çağatay Edgücan Şahin. Çevirmenler: Başak Özcan, Çağatay Edgücan Şahin, Deniz Gürler, Selen Yamak. ISBN: 978-605-260-320-8.

Immanuel Ness ve Dario Azzellini tarafından derlenen Yönetim Bizde Mülkiyet Bizde: Paris Komünü’nden Günümüze İşçi Denetimi, işçilerin üretim ve yönetim üzerinde doğrudan söz sahibi olma mücadelelerini geniş bir tarihsel ve coğrafi çerçevede ele alıyor. İlk kez 2011 yılında Ours to Master and to Own: Workers’ Control from the Commune to the Present adıyla yayımlanan kitap, işçi denetimi, işçi konseyleri ve işçi özyönetiminin farklı tarihsel biçimlerini modern işçi hareketinin önemli ve süreklilik gösteren bir damarı olarak inceliyor. Türkçe baskı 2021’de NotaBene tarafından yayımlanmıştır.

Kitabın kapsadığı deneyimler, işçi denetiminin tek bir örgütsel biçime veya tarihsel döneme indirgenemeyeceğini gösteren geniş bir çeşitlilik taşıyor. İşçi konseyleri ve fabrika komitelerinden fabrika işgallerine, doğrudan işçi eylemlerinden geri kazanılmış işletmelere ve farklı özyönetim biçimlerine uzanan örnekler, işçilerin üretim süreçleri ve işyerlerinin yönetimi üzerinde kolektif denetim kurma arayışının farklı koşullarda aldığı biçimleri ortaya koyuyor. Derleme bu deneyimleri altı ana bölüm ve yirmi iki çalışma üzerinden bir araya getiriyor.

Kitabın ilk bölümleri işçi denetimi, devrim ve işçi konseyleri arasındaki ilişkiye ilişkin tarihsel ve teorik tartışmalardan hareket ederek 20. yüzyılın başındaki devrimci deneyimlere yöneliyor. Almanya’daki devrimci işyeri temsilcileri, Rus Devrimi’ndeki fabrika komiteleri, Torino fabrika konseyleri ve 1936–1937 İspanya Devrimi’ndeki işçi demokrasisi, işçilerin mevcut yönetim yapılarına alternatif kolektif karar ve yönetim organları oluşturmasının farklı örnekleri olarak ele alınıyor.

Derleme bununla sınırlı kalmayarak işçi denetimi ve özyönetimin farklı siyasal ve toplumsal koşullarda nasıl ortaya çıktığını da inceliyor. Yugoslavya ve Polonya’daki devlet sosyalizmi deneyimleri; Endonezya ve Cezayir’deki anti-kolonyal mücadeleler; Arjantin ve Portekiz’deki siyasal dönüşüm süreçleri, işçi denetiminin devlet, devrim, bürokrasi ve mülkiyet ilişkileriyle karşılaşmasının farklı biçimlerini görünür kılıyor. Böylece işçi özyönetiminin yalnızca kapitalist işletme içindeki patron-işçi ilişkisine değil, devlet iktidarı ve bürokratik yönetim sorunlarına da uzanan bir mesele olduğu ortaya çıkıyor.

Kitabın sonraki bölümleri tartışmayı kapitalizmin 20. yüzyıldaki yeniden yapılanması ve daha yakın dönem işçi mücadelelerine taşıyor. Britanya’daki fabrika işgalleri ve İtalya’daki fabrika konseyleri ve otonom işçi meclislerinden, Batı Bengal’deki işçi mücadelelerine, Arjantin ve Brezilya’daki geri kazanılmış işletmelere ve Venezuela’daki işçi denetimi deneyimlerine uzanan örnekler, işçi denetiminin yalnızca geçmiş devrim dönemlerine ait bir örgütlenme biçimi olmadığını gösteriyor.

Bu tarihsel panorama aynı zamanda önemli bir farklılığa işaret ediyor: kitapta ele alınan deneyimlerin tümü aynı siyasal ve örgütsel modeli temsil etmiyor. Bir devrim sırasında ortaya çıkan işçi konseyi ile devlet sosyalizmi içindeki özyönetim kurumu, bir fabrika işgali ile işçiler tarafından geri kazanılmış bir işletme birbirinden farklı koşullarda ve farklı sorunlarla karşı karşıya bulunuyor. Derlemenin önemli katkılarından biri, bu deneyimleri tek bir modele indirgemeden işçilerin üretim, çalışma ve yönetim üzerinde kolektif ve demokratik denetim kurma arayışının farklı tarihsel biçimlerini birlikte düşünmeye olanak sağlamasıdır.

Yönetim Bizde Mülkiyet Bizde bu yönüyle işçi denetimi ve özyönetimin yalnızca belirli devrim anlarında ortaya çıkan veya geçmişte kalmış deneyimler olmadığını; kapitalist krizlerden devrimci dönüşümlere, anti-kolonyal mücadelelerden devlet sosyalizmine ve neoliberal dönemin geri kazanılmış işletmelerine kadar farklı koşullarda yeniden ortaya çıkan bir işçi mücadelesi ve örgütlenme geleneği olduğunu gösteren kapsamlı bir kaynak niteliğindedir. Kitabın tarihsel ve coğrafi çeşitliliği, işçi denetiminin hem olanaklarını hem de farklı toplumsal ve siyasal koşullar altında karşılaştığı sınırları karşılaştırmalı olarak düşünmek için zengin bir zemin sunuyor.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top