Tiziano Bonini ve Emiliano Treré, Algorithms of Resistance: The Everyday Fight against Platform Power, Cambridge, MA/London: The MIT Press, 2024, 256 s. ISBN: 978-0-262-54742-0.
Tiziano Bonini ve Emiliano Treré’nin Algorithms of Resistance kitabı, dijital platformların algoritmik gücü karşısında kullanıcıların ve işçilerin geliştirdiği gündelik direniş biçimlerini inceler. Platformların veri toplama, sınıflandırma, gözetim ve algoritmik karar verme yoluyla giderek daha asimetrik bir güç kazandığını kabul eden yazarlar, bu süreçte insanların yalnızca pasif biçimde algoritmalar tarafından yönetildiği görüşüne karşı çıkarlar. Kitabın temel sorusu, platformların sahip olduğu büyük teknolojik ve ekonomik güç karşısında insanların hangi faillik ve direniş biçimlerini geliştirebildiğidir.
Kitabın merkezindeki kavramlardan biri “algoritmik faillik” (algorithmic agency) kavramıdır. Bonini ve Treré bunu, insanların algoritmaların ürettiği sonuçları kendi ihtiyaçları doğrultusunda etkilemeye yönelik düşünümsel kapasiteleri olarak tanımlarlar. Algoritmik altyapılar insanların davranışlarını biçimlendirirken insanlar da bu sistemlerin nasıl çalıştığını öğrenir, onları kendi amaçları doğrultusunda kullanmaya, aşmaya veya dönüştürmeye çalışırlar. Bununla birlikte yazarlar, faillik ile güç arasında ayrım yaparak bu gündelik pratikleri romantikleştirmezler: kullanıcıların algoritmaları etkileyebilmesi, platformlarla aralarındaki yapısal güç eşitsizliğinin ortadan kalktığı anlamına gelmez.
Kitap bu yaklaşımı gig ekonomisi, kültürel üretim ve siyasal faaliyet olmak üzere üç alanda inceler. İşçi denetimi açısından özellikle önemli olan “Gaming the Boss” bölümü, Uber ve Lyft sürücülerinden Deliveroo gibi yemek dağıtım platformlarının kuryelerine kadar platform işçilerinin algoritmik yönetime karşı geliştirdikleri bireysel ve kolektif pratiklere odaklanır. Hindistan, Çin, Meksika, İtalya ve İspanya’da gerçekleştirilen saha araştırmaları ve görüşmeler, işçilerin algoritmaların çalışma biçimlerini anlamaya, gelirlerini ve çalışma koşullarını iyileştirmek için sistemin açıklarından yararlanmaya ve birbirleriyle bilgi paylaşmaya yönelik çeşitli taktikler geliştirdiğini gösterir.
Bu gündelik pratikler aynı zamanda karşılıklı yardımlaşma, dayanışma ve kolektif örgütlenmenin gelişebileceği ilişkiler yaratır. Kitabın girişindeki Deliveroo kuryesi Stefano örneğinde, işçinin algoritmik puanlama ve vardiya dağıtımının çalışma koşulları üzerindeki etkisini diğer kuryelerle kurduğu WhatsApp grubu aracılığıyla anlamaya başladığı görülür. İşçiler burada algoritmanın nasıl işlediğine ilişkin bilgilerini paylaşmakta ve onun denetimini aşmaya yönelik taktikleri birbirlerinden öğrenmektedir. Böylece dijital iletişim araçları yalnızca platformların işçileri yönetmesinin değil, işçilerin bilgi paylaşımı ve dayanışmasının da altyapısına dönüşebilmektedir.
Bonini ve Treré bu pratikleri algoritmik direnişin gündelik biçimleri olarak ele alırlar. Direnişi yalnızca açık grevler, protestolar veya örgütlü siyasal eylemlerle sınırlamaz; algoritmaların etkilerini azaltmaya, onların işleyişini değiştirmeye veya algoritmik sistemleri farklı amaçlar doğrultusunda kullanmaya yönelik daha örtük ve gündelik eylemleri de bu çerçevede değerlendirirler. Bu doğrultuda algoritmalar hem karşı çıkılan bir iktidar mekanizması hem de belirli durumlarda direniş için kullanılabilecek bir araç olabilir: yazarların ayrımıyla, algoritmalara karşı direniş ile algoritmalar aracılığıyla direniş birlikte düşünülmelidir.
Bu açıdan Algorithms of Resistance, dijital emek üzerindeki algoritmik denetim ile işçilerin gündelik karşı koyma, dayanışma ve kolektif örgütlenme pratikleri arasındaki ilişkiyi anlamak için önemli bir kaynaktır. Kitap, platform iktidarının opak ve son derece asimetrik niteliğini gözden kaçırmadan, bu iktidarın hiçbir zaman tamamen sürtünmesiz işlemediğini gösterir. Platform işçilerinin algoritmaları anlamaya ve etkilemeye yönelik küçük ölçekli pratiklerinden kolektif eylem biçimlerine uzanan süreç, dijital çalışma ortamında işçi failliğinin ve demokratik denetim olanaklarının hangi koşullarda ortaya çıkabileceğini tartışmak için önemli bir zemin sunar.