The Occupation of the Factories: Italy 1920

Paolo Spriano, The Occupation of the Factories: Italy 1920, çev. A. M. Elliott, London: Pluto Press, 1975.

The Occupation of the Factories: Italy 1920, İtalya’daki Biennio Rosso’nun (1919–1920) doruk noktalarından biri olan Eylül 1920 fabrika işgallerini ayrıntılı biçimde inceleyen klasik bir tarih çalışmasıdır. Paolo Spriano, metal işçilerinin ücret ve çalışma koşulları üzerine başlayan mücadelesinin işverenlerin lokavt girişimleri karşısında fabrikaların kitlesel biçimde işgal edilmesine nasıl dönüştüğünü; işgallerin Torino ve Milano’dan ülkenin çok sayıda sanayi merkezine yayılmasını ve yüz binlerce işçiyi içine alan büyük bir toplumsal harekete dönüşmesini ele alır.

Çalışmanın işçi denetimi tarihi açısından en önemli yönü, fabrika işgallerini yalnızca üretimin durdurulduğu bir protesto biçimi olarak değil, işçilerin üretimi kendi denetimleri altında sürdürmeye başladıkları bir deneyim olarak incelemesidir. İşgal edilen fabrikalarda girişlerin korunması, malzeme ve tedarikin örgütlenmesi, işçi komisyonlarının oluşturulması ve üretimin devam ettirilmesi gibi görevler işçiler tarafından üstlenilir. Özellikle Torino’daki FIAT fabrikalarında fabrika konseyleri ve iç komisyonlar üretimin örgütlenmesinde merkezi bir rol oynar; böylece işgal, işçilerin fabrikayı fiilen yönetme kapasitesinin sınandığı bir sürece dönüşür.

Spriano, bu deneyimi savaş sonrasında gelişen fabrika konseyleri hareketi ve Antonio Gramsci ile L’Ordine Nuovo çevresinin işçi iktidarı tartışmalarıyla birlikte ele alır. Fabrika konseylerinin geleneksel sendikal örgütlenmeden nasıl ayrıldığı, FIOM ve CGL gibi sendikal örgütlerin konsey hareketine karşı tutumları ve işçilerin doğrudan işyeri örgütlenmesi ile sendikal yapıların otoritesi arasındaki gerilim kitabın temel sorunlarından biridir. Böylece 1920 işgalleri, yalnızca işverenlerle işçiler arasındaki bir çatışma değil, işçi hareketi içinde sendikal temsil, doğrudan işçi denetimi ve işçi yönetiminin farklı biçimleri arasındaki bir mücadele olarak da ortaya çıkar.

Kitap aynı zamanda işgal edilen fabrikalarda ortaya çıkan fiilî işçi yönetiminin sınırlarını inceler. İşçiler üretimi sürdürebilseler de hammadde, finansman, ulaşım, dağıtım ve fabrikalar arasındaki ekonomik koordinasyon sorunları, tek tek işletmelerde kurulan işçi yönetiminin daha geniş ekonomik ve siyasal yapıdan bağımsız olamayacağını gösterir. Gramsci ve L’Ordine Nuovo çevresi açısından bu nedenle fabrikaların işçiler tarafından yönetilmesi, ancak hareket fabrikaların dışına taşarak daha geniş bir siyasal ve toplumsal dönüşümle birleştiğinde kalıcı hale gelebilecek bir süreçtir.

Spriano’nun analizinin diğer önemli ekseni Giovanni Giolitti hükümetinin “müdahale etmeme” politikası ve işgallerin nasıl sona erdiğidir. Hükümet, yüzlerce işgal edilmiş fabrikayı askerî güçle boşaltmanın büyük çaplı bir çatışmaya yol açabileceğini değerlendirerek doğrudan müdahaleden kaçınır ve çözümü sendikalarla işverenler arasındaki müzakereye bırakır. Sonuçta fabrika işgalleri sona ererken işçi denetiminin belirli biçimlerde kurumsallaştırılması gündeme gelir; böylece hareketin ortaya çıkardığı fiilî işçi yönetimi ile daha sınırlı ve müzakere edilmiş “workers’ control” (işçi denetimi) arasında önemli bir ayrım belirginleşir.

The Occupation of the Factories, bu nedenle fabrika işgali, fabrika konseyleri, işçi denetimi ve işçi özyönetimi arasındaki ilişkileri tarihsel bir deneyim üzerinden anlamak için temel kaynaklardan biridir. Spriano, 1920 hareketini ne kaçınılmaz bir devrimin başlangıcı ne de yalnızca başarısız olmuş bir sendikal mücadele olarak ele alır; işçi hareketinin içindeki siyasal ve örgütsel ayrılıkları, devletin stratejisini ve işverenlerin tutumunu birlikte inceleyerek dönemin gerçekten bir “kaçırılmış devrimci fırsat” oluşturup oluşturmadığını sorgular. Kitabın devlet, sendika ve işveren belgelerini de içeren kapsamlı ekleri, çalışmayı 1920 İtalya fabrika işgallerinin hem tarihini hem de işçilerin üretim üzerinde doğrudan denetim kurma girişiminin olanaklarını ve sınırlarını inceleyen önemli bir başvuru kaynağı haline getirir.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top