R. Trebor Scholz, Own This! How Platform Cooperatives Help Workers Build a Democratic Internet, London/New York: Verso, 2023, 240 s. ISBN: 978-1-83976-455-4.
Trebor Scholz’un Own This! kitabı, platform ekonomisinin yarattığı güvencesizlik, eşitsizlik ve yoğunlaşmış şirket denetimine karşı platform kooperatiflerini dijital ekonomide işçi mülkiyeti ve demokratik yönetimin somut bir alternatifi olarak ele alır. Uber benzeri platformlardan ev hizmetlerine, tarımdan balıkçılığa kadar farklı alanlardaki deneyimleri inceleyen Scholz, dijital teknolojilerin mutlaka yatırımcıların ve büyük teknoloji şirketlerinin mülkiyetinde olması gerekmediğini; işçiler, kullanıcılar ve topluluklar tarafından sahiplenilip kolektif biçimde yönetilebileceğini savunur.
Kitabın merkezinde mülkiyet ile denetim arasındaki ilişki bulunur. Platform kapitalizminde işçiler yalnızca çalışma koşulları üzerinde sınırlı söz hakkına sahip değildir; kullandıkları dijital altyapılar, ürettikleri veriler ve iş süreçlerini düzenleyen teknolojiler de genellikle şirketlerin kontrolündedir. Platform kooperatifleri bu ilişkiyi tersine çevirmeyi amaçlar: işçilerin platformun ortakları haline gelmesi, karar alma süreçlerine katılması ve ekonomik faaliyetin yarattığı değerin dağılımı üzerinde söz sahibi olması. Böylece kooperatifçilik, Scholz’un yaklaşımında yalnızca alternatif bir işletme modeli değil, dijital ekonomide ekonomik demokrasiyi genişletmenin bir aracı haline gelir.
Own This! aynı zamanda tekil platform kooperatiflerinin kapitalist platformlarla nasıl rekabet edebileceği sorununu ele alır. Scholz’un yanıtı, kooperatiflerin yalnız başlarına büyüyerek mevcut şirketleri taklit etmelerinden çok, federasyonlar, dayanışma ağları ve kooperatif ekosistemleri oluşturarak ölçek kazanmalarıdır. Bu nedenle kitap, platform kooperatifçiliğini birbirinden yalıtılmış küçük işletmeler toplamı olarak değil, ortak teknolojik altyapılar, finansman mekanizmaları ve destekleyici kurumlar geliştirebilecek daha geniş bir dayanışma ekonomisinin parçası olarak düşünür. Sendikalarla platform kooperatifleri arasındaki ilişkiler de bu çerçevenin önemli bir unsurudur.
Kitabın dikkat çekici yönlerinden biri, işçi mülkiyeti tartışmasını veri mülkiyeti ve veri demokrasisine doğru genişletmesidir. Dijital ekonomide demokratik denetim yalnızca işletmenin hukuki olarak kime ait olduğu sorusuyla sınırlı değildir; hangi verilerin toplandığına, bunların nasıl kullanıldığına ve bu verilerden üretilen değerin kime ait olduğuna ilişkin kararları da kapsar. Scholz bu nedenle veri kooperatifleri ve kolektif veri yönetişimi gibi modelleri, dijital ekonomide ekonomik demokrasinin yeni alanları olarak tartışır. Çiftçilerin veya küçük üretici toplulukların kendi faaliyetleri hakkında hangi verilerin toplanacağına ve bunların nasıl kullanılacağına karar verebilmesi bu yaklaşımın temel örneklerinden biridir.
Scholz ayrıca platform kooperatiflerini sendikal örgütlenmenin veya geleneksel emek mücadelelerinin yerine geçen bir model olarak sunmaz. Aksine, işçi örgütlenmesi, sendikalar, kooperatifler ve daha geniş toplumsal dayanışma ağları arasındaki bağlantıları araştırır. Mensakas gibi platform kooperatiflerinin deneyimleri, mevcut platformlarda hak mücadelesi veren işçilerin aynı zamanda kendi alternatif ekonomik örgütlenmelerini yaratabilme ihtimalini göstermesi bakımından önemlidir. Böylece çalışma koşullarını iyileştirme mücadelesi ile üretim araçları ve dijital altyapılar üzerinde daha doğrudan işçi denetimi kurma arayışı arasında bir köprü kurulmaktadır.
Bu bakımdan Own This!, platform kapitalizminin eleştirisinden hareket ederek dijital teknolojilerin kim tarafından sahiplenildiği, yönetildiği ve denetlendiği sorularını merkeze yerleştirir. Kitabın önemi yalnızca mevcut platform kooperatiflerini belgelemekten değil, işçi mülkiyeti, işyeri demokrasisi, federatif örgütlenme ve veri demokrasisini aynı tartışma içinde birleştirmesinden kaynaklanır. Platform ekonomisinin teknolojik altyapısını değişmez kabul etmek yerine, bunun farklı mülkiyet ve yönetim biçimleri altında yeniden örgütlenebileceğini göstermesi, kitabı dijital emek üzerinde işçi denetimi ve özyönetim olanaklarını tartışmak açısından önemli bir kaynak haline getirir.